Erdoğan’ın makam aracına tüküren gence 7 bin 600 TL para cezası

26 Mart 2015 Perşembe

İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen karar duruşmasında sanık Fatih Koçkesen ve avukatı hazır bulundu. Müdahil Cumhurbaşkanı RecepTayyip Erdoğan’ı ise duruşmada avukatı Hatice Özay temsil etti.


"MÜVEKKİLİM İÇ DÜNYASINDAKİ Soma FACİASINDAN ETKİLENME OLAYI NEDENİYLE KABAHAT İŞLEMİŞTİR VE YERE TÜKÜRMÜŞTÜR"
Sanık Koçkesen’in avukatı Osman Öner, suç unsurlarının oluşmadığını belirterek, şöyle konuştu:

"Başbakan’ın suça konu araçta olup olmadığı belli değildir. Bu husus kendisine sorulsun. Müvekkilim gözaltına alınıp karakola götürülürken avukat istemesine rağmen tutanaklara geçirilmemiş, yolda ifade tutanağı düzenlenerek imzalaması istenmiştir. Müvekkilimin kendisi de Cuma’ya giden bir kişi olup, iç dünyasındaki Soma faciasından etkilenme olayı nedeniyle bir kabahat işlemiştir ve yere tükürmüştür. Ancak bu eylemi hakaret kastıyla yapmamıştır. Müvekkilimin hakkında öncelikle beraatini, şayet ceza tertip edilecek olursa lehe olan hükümlerin uygulanmasını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ederiz."

"ŞİKAYETÇİYİZ, SANIK CEZALANDIRILSIN"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Hatice Özay ise "Sanığın cezalandırılmasını talep ederiz, şikayetçiyiz" dedi.

"AVUKAT İSTEMEME RAĞMEN BU TALEBİM YERİNE GETİRİLMEDİ"
Söz verilen Sanık Fatih Koçkesen ise "Avukat istememe rağmen bu talebim yerine getirilmedi. Telefonuma el konularak dış dünyayla bağlantım kesildi. Tamamen kendilerinin yazdığı tutanağı imzalamamı istediler. İmzalamak istemeyince de akşam saat 20.00’ye kadar tuttular, imzaladıktan sonra saldılar" ifadelerini kullandı.

"SANIĞIN KAMU GÖREVLİSİNE KARŞI HAKARET SUÇU SABİT"
Davayı karara bağlayan mahkeme, sanığın kamu görevlisine karşı hakaret suçunun sübuta erdiğini  belitti. Mahkeme, suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman, yer, konunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile kastın ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alarak, sanık Koçkesen’in 365 gün adli para cezasına çarptırılmasına karar verdi.

Sanığın eyleminin aleni ortamda yapıldığının anlaşıldığını belirten mahkeme, cezayı 1/4 oranında artırarak 456 gün adli para cezasına hükmetti.

Mahkeme, sanığın adli sicil geçmişi, dosya kapsamında anlaşılan sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki gözlemlenen davranışlarını da gözönüne alarak indirime gitti ve Fatih Koçkesen’in 380 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.

ADLİ PARA CEZASI ERTELENDİ
Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki pişmanlığı ve suçun özelliklerini gözönünde bulunduran mahkeme, günlüğü 20 TL’den sanığı 7 bin 600 Tl adli para cezasına çarptırdı. Sanığın daha evvelden kasıtlı suçtan mahkum olmaması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını gözönünde bulunduran mahkeme, Koçkesen’in yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate vararak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Mahkeme, sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına hükmetti. Sanık Koçkesen 5 yıl içinde suç işlemezse dava ortadan kalkacak.

İDDİANAMEDE 2 YIL HAPSİ İSTENİYORDU
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 1 sayfalık iddianamede, 11 Temmuz 2014 günü dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın makam aracının Eyüp Sultan Camii önünde park halinde bulunduğu sırada, Fatih Koçkesen’in (28) makam aracına doğru tükürdüğünün olay ve yakalama tutanaklarından anlaşıldığı anlatıldı.

Koçkesen’in Eyüp Sultan Camii önünde park halindeki siyah renkli makam aracının plakasının 02 olduğunu görünce aracın Başbakan’a ait makam aracı olduğunu düşündüğü, Soma’da meydana gelen maden faciasından Başbakan ve hükümeti sorumlu gördüğünden tepki olması açısından araca tükürdüğünü kabul ettiği kaydedildi.

Fatih Koçkesen’in "kamu görevlisine hakaret" suçundan 1 yıldan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyordu.

Sivas Cumhuriyet Ü. Mesleki Dünya Standartları Semineri ÜCRETSİZ

7 Mart 2015 Cumartesi

​Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi Öğrenci Temsilciliği tarafından Mesleki Dünya Standartları Semineri Verildi.

Seminere katılan TSC Akademi Eğitim Sorumlusu Gökhan BÜYÜKPOLAT Fen Fakültesinde okuyan Biyokimya,Biyoloji,Kimya,Moleküler Biyoloji ve Genetik, Kimya Mühendisliği ve Eczacılık fakültesi öğrencilerine yönelik meslek hayatlarında kullanacakları ,Kalite Standartları,İyi Laboratuvar Uygulamaları,İyi Hijyen Uygulamaları,İyi Üretim Uygulamaları gibi Dünya çapında geçerli olan kalite standartları hakkında bilgi verdi.Konuşmacı Gökhan Büyükpolat bu kalite sertifikaları ve eğitimleri almadan iş hayatlarında ne gibi zorluklarla karşılaşabileceklerini hatta işsiz bile kalabilecekleri hakkında örnekler verdi.

Fen Fakültesi Öğrenci Temsilciliği ve Biyokimya Kulübü olarak ortak düzenlenen seminere yaklaşık 200 öğrenci katıldı. Seminer Fen Fakültesi Erfüz Edgüer Konferans salonunda gerçekleşti. Konferansa Biyokimya Bölümü Prof.Dr Şenay ÇETİNUS ve Biyokimya Bölümü Yar.Doç. Demet BAYBAŞ'ta katıldı.

Konuşmacı Gökhan BÜYÜKPOLAT bu etkinliği düzenlenmesinde katkısı olan Cumhuriyet Üniversitesi Öğrenci Konsey Başkan Yardımcısı, Fen Fakültesi Öğrenci Temsilcisi ve Aynı zamanda Biyokimya Bölümü Bölüm Temsilcisi olan Emre DEMİR'e teşekkür etti.






CHP'liler, kadınlar gününde pansuman malzemesi dağıttı

8 Mart 2014 Cumartesi

CHP Esenyurt Belediye Başkan adayı Çetin Çapan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde kadınlara pansuman malzemesi dağıttı. Çapan, çiçek buketi ile birlikte verdikleri tentürdiyot ve sargı bezinin şiddete tepki için dağıttıklarını belirtti.

Çetin Çapan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde farlı bir etkinlik yaptı. Esenyurt meydanında partililerle buluşan Çapan, burada meydandan geçen kadınlara çiçek ile birlikte pansuman malzemesi dağıttı. İçinde tentürdiyot, sargı bezi ve yara bandı olan paketler çiçekler ile birlikte başkan adayı Çapan tarafından kadınlara dağıtıldı. İçinden farklı bir hediye çıkacağını düşünen kadınlar pansuman malzemelerini görünce şaşırdı.

Çapan yaptığı açıklamada, "Kadın şiddet vakfı araştırmalarına göre Esenyurt'ta 2013 yılında 974 kadın şiddet görerek polis merkezine gitmiştir. 110 kadına koruma kararı alınmış, 153 kadın ise sığınma evlerine yerleştirilmiştir. 4 kadın da eşi tarafından öldürülmüştür. Erkeklerin yüzde 35'i eşine şiddet uyguluyor. Şiddet uygulayan kadınlar ya sesiz kalıyor, ya da yakınlarıyla paylaşıyor. Biz belediye seçimlerini kazandığımız da Esenyurt'ta kadınlarımıza sığınma evleri yapacağız. Kadına şiddetin önüne geçeceğiz. Şiddet gören kadına sahip çıkacağız ve şiddete karşı duracağız. Dağıtılan bu malzeme şiddet gören kadınların yaralarını sarmak ve şiddet görmelerini engellemek amaçlı simgesel bir şeydir ve tepkidir." dedi.

Türkiye gideceği yolu biliyor

5 Mart 2014 Çarşamba

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Brüksel'deki temaslarının son gününde burada yaşayan Türklere hitap ederek, "Tartışmalara, iftiralara, seçime dönük olan bitenlere hiç bakmayın. Türkiye gideceği yolu da biliyor. Kimin peşinden gideceğini de biliyor, kimi lider yapacağını da kimi başbakan yapacağını da biliyor. Bunlar hariçten gazel okuyorlar. Bizim milletimiz hariçten gazel okuyanları bilir ve ona göre de her daim tavır alır. Ben inanıyorum ki 30 Mart’ta da aynı tavrı yine alacaktır” dedi. 
Adalet Bakanı Bozdağ, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Schaerbeek semtindeki Fatih Camii lokalinde düzenlenen toplantıya katıldı. Bozdağ, burada yaptığı konuşmada, istikrarın önemine dikkat çekerek, "Türkiye’nin aydınlık yolunu karartmak isteyenlerin her daim olduğunu ve bundan sonra da olacağını" belirtti. Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sayın Başbakan’ın şahsına, ailesine, çocuklarına, sevdiği saydığı ne kadar kişi varsa onların üzerine iftirayla büyük bir bombardıman yapılıyor. Herkes bunu görüyor. Biz de bunu görüyoruz, millet de bunu görüyor. Bu oyuna, bu oyunda oynayanlara, bu millet hiç prim vermedi yine vermeyecektir. Sandıkta herkes dersini alacaktır." 
Milletin dualarıyla geldiklerini söyleyen Bozdağ, "Gazetelerin manşetleriyle veya sermayenin kararıyla veya karanlık odakların, güçlerin kararıyla buraya gelmedik. Bundan sonra da yolumuzu onlarla yürümeyeceğiz. Yine milletle yürüyeceğiz. Milletin adamları olmak bizim için şereflerin en büyüğü. Tayyip Erdoğan da tıpkı Adnan Menderes gibi, tıpkı Atatürk gibi, tıpkı Erbakan gibi milletin adamıdır” diye konuştu.
Seçime giderken milletin iktidara ya da başka partilere muhabbetini azaltmak için birtakım oyunlar olabileceğini ifade eden Bozdağ, şunları söyledi:
“Hatırlarsanız 2002 seçimine giderken Başbakanımızın ismini milletvekili listesinden silmişlerdi, adaylığını iptal etmişlerdi, milletvekili seçilememişti. ‘Oy vermeyin, muhtar bile olamaz’ diye propaganda yapıldı. Ama netice nafile, Başbakanımız ve partisi milletimiz tarafından büyük bir kabul gördü. Muhtar değil Başbakan oldu ve ülkeyi dünyanın yıldız ülkelerinden birisi haline getirdi.  2007’de de ‘367’ vardı, 28 Nisan bildirisi vardı. Cumhurbaşkanı seçemeyen bir Türkiye vardı. Millet o zaman da ‘Yüzde 34 az, yüzde 47 vereceğim’ dedi. Yolları yine millet açtı. Şimdi de başka şeyler var. Biz her seçim öncesi kara propagandaya alıştık.”
Türkiye’deki pek çok değişim ve dönüşümün de yurt dışında yaşayan Türklerin katkısıyla olduğunun altını çizen Bozdağ, “Türkiye’yi güçlü tutmak her yerdeki insanımızın da güçlü olması anlamına gelir” dedi.
Bozdağ, “Yardım elini dünyanın dört bir yanına uzatan, uzatabilen bir ülkemiz var. Nerede bir soydaşımız, nerede bir akrabamız nerede bir vatandaşımız varsa Türkiye tereddütsüz onun yanındadır” diye konuştu.
Bozdağ, Brüksel’deki ikinci gün temasları kapsamında Yunus Emre Kültür Merkezi’ni ve La Vertu adlı okulu da ziyaret etti.
Muhabir: Güven Özalp

Yeni Başbakanlık binasının yapımında sıkıntı yok

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Memorial Ankara Hastanesinin açılış törenine katıldı.
Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, hastanenin hayırlı olması temennisinde bulunarak, "Bu modern hastaneyi Ankaramıza kazandıran Memorial sağlık grubunu kutluyorum" dedi.
"Türkiye'nin geçtiğimiz 12 yılda sağlık alanında yaşadığı büyük dönüşümün özel sektördeki en çarpıcı örneklerinden biri olarak Memorial'ı görüyoruz" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz sağlık hizmetlerinin kalitesini sadece belirli bir kesim için değil, ülkemizin belli bir bölgesinde değil, istiyoruz ki Türkiye'nin dört bir yanı bundan aynı şekilde istifade etsin. Memorial Sağlık Grubu Hastanelerinin dağılımı dahi bu yaygınlığı göstermeye yetiyor. İstanbul'daki vatandaşlarımız bu kaliteli hizmetten istifade ediyor, aynı şekilde Diyarbakır, Antalya, Kayseri bundan yararlanıyor, şimdi de Ankara bu hizmetten yararlanmaya başladı, hayırlı olsun diyorum."
"Hemen 'Emine Hanım'ın hastanesi..."
Bir korkusunu da dile getiren Erdoğan, "Ben tabii bir şeyden de korkuyorum. O da ne biliyor musunuz? Ben hanımla nereye gitsem, hemen 'burası Emine Hanım'ın hastanesi" dedi.
Bir zamanlar bir hastaneye gittiklerini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
"Orayı yaptılar hemen 'Emine Hanım'ın hastanesi.' Bir pastaneler zincirinin açılışına gittik, o pastaneler zinciri Emine Hanım'ın oldu. Şimdi korkuyorum, Memorial'da şimdi bizim hanım buraya ortak olmuş olacak. Bu endişeyi de taşıyorum. Allah siyasette böyle muhalefeti kimsenin başına vermesin, çünkü bunlarda yalan, dolan, iftira aman yarabbim çok fazla. Onun için bunu burda özellikle vurgulamak istedim."
"Sabah namazı saatinde kaldırırdı"
Geçmiş dönemlerde hastanelerde yaşananları hatırlatan Başbakan Erdoğan, annesinin çocukken kendisini sabah namazı saatinde kaldırarak, sıra numarası almak için İstanbul Okmeydanı SSK Hastanesi'ne gönderdiğini anlattı.
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Numarayı alırım ondan sonra Anacığım gelir, orda tedavisi, teşhisi için o numarayla doktor kuyruğunda fazla beklemeden hemen doktorun muayenehanesine girerdi. Bu günleri yaşadık. Ama şimdi hamdolsun bunlar geçti. Hastanenin eczanesine inersiniz o zaman, ilacın yarısı var, yarısı yok. Bunları yaşadık. Ama artık böyle bir dert de yok.  Şimdi, istediğin hastaneden hizmeti alabiliyorsun. İstediğin eczaneden ilacını gidip alabiliyorsun. Eksik ilaç diye bir şey yok. Niye? İnsan bizim için çok önemli de onun için. Hep Kanuni'nin lafı aklıma gelir. Ama bu televizyon dizilerindeki Kanuni değil ha. Bizim Kanunimiz, at sırtından inmeye fırsat bulmadı ömrü boyunca. 'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi' diyor. Yani bir sağlıklı nefesi Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye'ye feda eden bir ecdadın torunlarıyız biz. Onun için bu hizmetler ayrı bir önem taşıyor."
"Hiç bir vatandaşımızın mağduriyetine izin vermiyoruz"
Yaptıkları yeniliklerle sağlık sistemini baştan aşağı değiştirdiklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bugün ülkemizde dünyada örnek alınan pek çok ülkenin kendisine uyarlamak için gelip incelediği, vatandaşımızın her fırsatta memnuniyetini ifade ettiği bir sağlık sistemine sahibiz. Elbette bir takım eksiklikler, aksaklıklar olabilir, ama bunları da en kısa sürede düzelterek yolumuza devam edeceğiz. Bakın iddia ile söylüyorum; bizim Türkiye'de uyguladığımız sistem bugün Amerika'da bile yok. Amerika bizim sistemimizi başaramadı. Amerika kendi vatandaşına, şu anda bizim verdiğimiz sağlık hizmetini bu şekilde veremiyor. Sayın Obama bir değişiklik, reform yapmak istedi hala başaramadı. Bu kadar önemli bir olay bu. Ama biz başardık. Biz sağlıkta özel sektör, kamu ayırımı yapmıyoruz, bizim için esas olan insanımızın en iyi sağlık hizmetini alabilmesidir. Bunun için kim nereden hizmetini alırsa alsın, biz belirlediğimiz kriterler çerçevesinde onun bedelini ödüyoruz. Asgari sağlık hizmetleri konusunda hiç bir vatandaşımızın mağduriyetine kesinlikle izin vermiyoruz, vermeyeceğiz. Bunun ötesinde daha iyi, daha kaliteli, daha konforlu hizmet alabilmek için elbette kısa burada bir fark ödemek suretiyle bu hizmeti de dilediği yerden alabilir." 
Öğretmen atamaları
Erdoğan, tören alanındakilerin öğretmen atamalarına ilişkin bir sorusu üzerine, "Biliyorsunuz, 10 bin atamayı yaptık, Ağustos'ta 40 bin atama yapacağız. Dolayısıyla bu yıl içerisinde 50 bin atama yapmış olacağız ki bunlar cumhuriyet tarihende pek olmuş şeyler değil" dedi. Erdoğan, ayrıca bu ay 4 bin 700 sağlık personelinin alınacağını da kaydetti. 
Erdoğan daha sonra eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Memorial Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Yaşar Aydın ile açılış kurdelesini kesti.

Rusya Güzellik Birincisi İşte Rusların en güzel kızı

3 Mart 2014 Pazartesi



Rusya'nın başkenti Moskova'da düzenlenen “Miss Rusya 2014” finalinde Balakova'dan katılan 23 yaşındaki Julia Alipova birinci oldu.


Kim Gülen'e mektup yazdı başına gelmeyen kalmadı


CEMAATİN DERDİ TEKASÜR KRİZİ
Karşımızda, yola çıkış itibariyle dinî bir yapı var. Bu yapı, eğitimi kendisine alan olarak seçmiş ve bu alanda yürümüş. 1967'lerde yola çıkmış olan hareket; bugün okulları, dershaneleri, basın-yayın organları, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlarıyla adeta devlet haline gelmiştir. Dostça bir eleştiri yapmak isterim. Problem, Gülen cemaatinin güce ve nüfuza talip olmasıdır. Kur'an'daki Tekasür Sûresi'nde ifade edildiği gibi ben bunu "Tekasür Krizi" olarak adlandırıyorum. Yani çoğaltma tutkusu krizi.
10 YIL ÖNCE GÜLEN'LE TANIŞTIM
Gülen grubuna mensup insanları 30 yıldan beri tanırım ve görüşürüm. Hocaefendi ile tanışmam ise 10 yıl önceye dayanıyor. Hocaefendi hakkında bir karalama kampanyası yapılmıştı ve o dönem Akit gazetesindeki köşemde yapılanın yanlışlığına dair bir yazı yazmıştım. Bu yazı üzerine mektuplaştık ve 2009 yılında bir program nedeniyle gittiğim Amerika'da bir görüşmemiz de oldu.
CEMAATE OBEZ ABİ BENZETMESİ
Problem olarak gördüğüm bazı meseleleri ilettim ve daha sonra bir mektupla da bu eleştirilerimi teyit ettim. Özetle Cemaatin, Müslüman cemaatler içerisinde abilik konumuna oturduğunu ama obez bir abi olduğunu, elindeki rızkı; küçük kardeşlerine paylaştıracağına, küçük kardeşlerinin önündekini de almaya çalıştığını söyledim.
İkincisi; ümmetin çıkarı ile cemaatin çıkarı ne zaman çatışsa, bugüne kadar hep ümmetin çıkarını değil, kendi çıkarını öncelediğini ifade ettim.
Üçüncüsü; Cemaatin bir menfaat grubu görüntüsü verdiğini belirttim.
Dördüncüsü; zengin sever bir görüntü verdiğini, yoksul, muhtaç, mağdur ve mazlum kesimlere sahip çıkması gereken bu yapının güç ve nüfuza sahip çıktığını münasip bir lisanla ilettim. Bu eleştirileri hem hocaefendiye, hem de cemaatin buradaki temsilcilerine ilettim.
BAŞIMIZA GELEN PİŞMİŞ TAVUĞUN BAŞINA GELMEDİ
Hocaefendi gayet nazikâne davrandı; fakat oradan çıktıktan sonra başımıza gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi.
Şahsi olarak başıma gelenleri anlatarak olayı kişiselleştirmek istemiyorum. Ancak Akabe camiası olarak size birkaç örnek verebilirim.
KELEPÇE TAKIP GÖTÜRDÜLER
Akabe kardeş kuruluşlarımızdan bir arkadaşımızın uzak vilayetlerden birinde bir BAĞ-KUR davası var. BAĞ-KUR memuru, primleri alıyor ve yolsuzluk yapıyor. Bizim arkadaşımız mağdur ve bu dava da 15 senedir sürüyor. Mağdur olan arkadaşımızı davaya götürmek için bileğine kelepçe takıp hapse attılar. Yalvar yakar, rica minnet ancak kelepçeli şekilde uçakla davaya gönderme izni alabildik. Bu olayın arkasını araştırdığımızda ise karşımıza Cemaat çıktı.
CEMAATİ ELEŞTİRİYORSUNUZ!
İkinci olay ise yine Akabe kardeş kuruluşlarımızdan bir yardım kuruluşumuzun kamu yararına vakıf statüsü alabilmesi için müracaat ettik. Yeterlilik teftişi yapan müfettiş geldi ve açıkça kuruluşumuzun başkanına, "Ben size yeterlilik raporu vermeyeceğim. Çünkü siz cemaati eleştiriyormuşsunuz" dedi. Bu hâkim ve müfettiş cemaatin değil, devletin memurudur. Cemaatten değil, milletten maaş almaktadır.
CEMAATİN İÇİNDE 3 KESİM VAR
Cemaatin içerisinde üç kesim olduğunu görüyorum. Birinci kesim; Gerçekten samimi, candan, mü'min insanlar. İkinci kesim de; cemaatten nemalanan ve cemaati bir menfaat organizasyonu gibi gören insanlar. Üçüncü kesim ise çok elit, çok az. Bu kişiler beyin takımını oluşturan ama beyni kendilerine bırakılmamış, yani merkezden "Biz yaparız" diyen bir takım.
Bu üç kesimden birinci kesimin ciddi manada şu anda bir kısmının koptuğunu görüyorum. Bu kişiler, "Biz bunun için yapmadık, bunun için yardım etmedik, bunun için para vermedik" diyor. Birinci kesimin ikinci kısmıysa şu anda tereddüt ve ciddi bocalama yaşıyor.

HSYK'da flaş atamalar SON DAKİKA kimler atandı ?

Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Kurulu, yeni görevlendirmeleri belirlemek için Adalet Bakanı Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı.
Görev süresi dolan 177 tetkik hakim ve müfettişlerin yerine atama yapıldı.
HSYK Genel Sekreterliği görevine Bilgin Başaran atandı.
Ayrıntılar geliyor...

Rusya Kırım'a asker yığıyor

1 Mart 2014 Cumartesi


Ukrayma Savunma Bakanı İgor Tenyukh, Ukrayna’nın tüm uyarılarına rağmen Rusya’nın Kırım'a asker göndermeye devam ettiğini belirterek, “Rusya Kırım’a 6 bin asker ve zırhlı araçlar gönderdi" dedi.
Tenyukh, Bakanlar Kurulu üyelerine yaptığı açıklamada, Rusya'nın Kırım'daki askeri birlikleri işgal etmeyi planladığını söyledi.
Moskova yönetiminin Kırım'daki askeri birlikleri silahsızlandırmayı amaçladığına ilişkin istihbarat aldıklanını belirten Tenyukh, “Uyarılara rağmen bu tür girişimlerin gerçekleşmesi halinde, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin ülkedeki yasalar ve silahlı kuvvetler yönetmeliğine göre hareket edeceğini resmen bildirmek isterim" dedi.
Ukrayna’nın tüm uyarılarına rağmen Rusya’nın bölgeye asker göndermeye devam ettiğine dikkat içeken Tenyukh, Moskova yönetiminin sınır ihlalinde bulunduğunu kaydetti.
“Rusya’nın Kırım’a 6 bin asker ve zırhlı araçlar gönderdiğini” aktaran Tenyukh, bugün saat 02.30'da silahlı bir rus asker ile bir sivilin, Ukrayna’nın deniz taburu askeri birimin arazisine girmeye çalışırken gözaltına alındığını bildirdi.

Recep ivedik 4 izle sinema çekimi film espirileri video

Geçen yılı rekor seyirci sayısıyla kapatan sinema sektörü, "Recep İvedik 4"ün gösterime girdiği 8. hafta sonunda, seyirci artış hızını yüzde 19,5'e çıktı.
AA muhabirinin Box Office Türkiye verilerinden derlediği bilgiye göre, yönetmenliğini Togan Gökbakar'ın yaptığı, Şahan Gökbakar'ın başrolünde oynadığı "Recep İvedik 4", gösterime girdiği cuma gününden itibaren 865 sinema salonunda, 2 milyon 857 bin 19 kişi tarafından seyredildi.
Hem "İlk haftada en çok izlenen film" unvanını alan, hem de sadece bir haftada topladığı seyirciyle 1989'dan günümüze en çok izlenen filmler arasında 16. sıraya yerleşen serinin 4. filminin bir haftalık hasılatı da 28 milyon 480 bin 48 liraya ulaştı.
İlk 7 haftada geçen yıla göre yüzde 4,8 fazla bilet satan sinema sektörü, "Recep İvedik 4"ün gösterime girmesiyle seyirci artış hızını, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,5'e çıkardı.
Bu yılın 8 haftasında sinema salonları 15 milyon 883 bin 612 seyirciyi ağırlarken, geçen yılın aynı döneminde 13 milyon 287 bin 983 bilet satılmıştı.
"Recep İvedik" serisinin ilk 3 filmi ise toplamda 11 milyon 960 bin 750 kişi tarafından izlenmişti.
1989'dan günümüze en çok izlenen film unvanını geçen hafta sonunda "Fetih 1453"ün elinden alan Selçuk Aydemir'in yönettiği "Düğün Dernek" ise toplamda, 6 milyon 633 bin 278 seyirciye ulaştı.
Bu yılın en çok izlenen filmi ise Ata Demirer ve Demet Akbağ'ın başrollerini paylaştığı "Eyyvah Eyvah 3" oldu. 31 Ocak'ta vizyona giren filmi, 3 milyon 108 bin 337 kişi izledi.

Bugün ilk kez Başbakan'ın konvoyunda görev yaptılar

Başbakan Erdoğan'ın konvoyunda eskortluk yapan motosikletli polislerin kıyafetleri değişti. Kaskları ve üniformaları fosforlu sarı oldu. Polisler bugün kısa mesafe de olsa ilk kez görev yaptı.

Başbakan Erdoğan'ın içinde bulunduğu konvoy saat 11:30 sularında Kısıklı'daki evden çıkıp 200 metre mesafedeki Kısıklı Karakolu'nun bahçesine geldi. Erdoğan burada yaklaşık yarım saat geçirdi. Başbakan ve beraberindekileri taşıyacak helikopterler Millet Parkı'ndaki pistte, yolcularını bekledi. 

İŞÇİLERE EL SALLADI
Başbakan Erdoğan eşi Emine Erdoğan'la birlikte yağmur altında helikoptere yürüdü. Erdoğan kendi tuttuğu şemsiyenin altından el salladı. Erdoğan pistin karşısındaki inşaattan kendisine destek sloganları atan işçileri selamladı. 

KIRKLARELİ'NE GİTTİ

Başbakan Erdoğan'a Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç eşlik ederken, Erdoğan'ı uğurlayanlar arasında İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu İl Emniyet Müdürü Selami Altınok ve damadı Berat Albayrak yer aldı. Erdoğan ve beraberindekileri taşıyan iki helikopter Kırklareli'ne doğru hareket etti.
Özgür ALTUNCU - Taner YENER- İdris TİFTİKCİ - DHA -İstanbul

Kim milyoner olmak ister'de hatalı soru

28 Şubat 2014 Cuma


'Kim Milyoner Olmak İster' yarışmasında 60 bin liralık soruda elenen Serpil Kanak isimli yarışmacının mahkemeye yaptığı itiraz kabul edildi.
Üniversite öğrencisi Serpil Kanak (21), bir süre önce Kenan Işık'ın sunduğu "Kim Milyoner Olmak İster" yarışmasına katılmıştı. 60 bin liralık soruda "Hangisi bir hayvan değildir" sorusuna "Yakamoz" seçeneğini işaret eden Kanak, elenmiş ve yarışmadan 15 bin lira ödülle ayrılmıştı.
DEVAM ETME TALEBİNDE BULUNMUŞTU
Genç kız, sorunun hatalı olduğunu, elenmesiyle psikolojisinin bozulduğunu belirterek mahkemeye başvurmuştu. Kanak, avukatı Ada Jale Orhan aracılığıyla mahkemeye sunduğu dilekçesinde söz konusu soruda iki doğru yanıt olduğunu, TÜBİTAK'ın 'yakamoz'un hayvanlar âlemine değil 'protista' denilen tek hücreli canlı sınıfına sokulduğunu iddia ederek uğradığı zarar nedeniyle 10 bin TL manevi tazminat ile yarışmaya 60 bin TL'lik sorudan devam etme talebinde bulunmuştu.
MAHKEME HAKLI BULDU
Mahkeme tarafından atanan bilirkişi rapor geçtiğimiz günlerde mahkemeye sunuldu. Raporda 'yakamoz'un bir olayın adı olduğu için ne hayvan ne de bitkisel bir canlı olarak adlandırılamayacağı, sorunun yanıtının hem 'yakamoz' hem de 'çarkıfelek' olduğu, bu nedenle yarışmacı Serpil Kanak'a yöneltilen iki cevaplı sorunun yanlış olduğu kaydedildi.

Hakkari Emniyet Müdürü Neden İstifa Etti ?


Hakkâri Emniyet Müdürü Tufan Ergüder, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan sonra hükümetin emniyette başlattığı görevden almaların zulme dönüştüğünü belirterek istifa etti. "Artık bu zulme dayanamıyorum" diyen Ergüder, dün gece istifa dilekçesini Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderdiğini söyledi.
VATANDAŞ "HELALLİK" İÇİN SIRAYA GİRDİ
Cuma namazında vatandaşlarla Hüseyin Çatal Camii’nde bir araya gelen Ergüder’e Hakkari Valisi Necmettin Kalkan eşlik etti. Ergüder, namazdan sonra vatandaşlardan helallik istedi. Vatandaşlar Ergüder için oluşan kuyruğa girerek hakkını helal ettiğini ifade etti.

"ATILACAK ADIMLARA ENGEL OLUNDU"

Ergüder'in, istifasına, son zamanlarda özellikle emniyet kanadında yapılan görevden almalardan dolayı birimlerin boşaldığı, mevcut dosyaların kapatılmaya başlandığı, KCK yapılanmasına yönelik herhangi bir faaliyetin yapılamadığı ve atılacak adımlara sürekli engel olunduğunu gerekçe gösterdiği öğrenildi.

ERGÜDER'İN VATANDAŞLA DİYALOGU

Ergüder, görev yaptığı Hakkari’de sosyal programlar olarak birçok çalışmaya imza atmıştı. Ergüder başta gençlere yönelik bilgi teknolojileri sınıfları açtırdı, gençlere turnuvalar düzenleyerek çeşitli dallarda ödüller verdi, hediyeler dağıttı. Halk ile diyalogu hiçbir şekilde aksatmayan Ergüder vatandaşlara aşure günlerinde aşure dağıttı, mevlit günlerinde ise ikramlarda bulundu, evlerini ziyaret etti, gençlere bisikletler hediye etti. Özellikle Hakkari’de kanaat önderlerine çok önem veren Ergüder, il ve ilçe merkezleri ile birlikte köylerinde bulunan bütün kanaat önderlerini ziyaret ederek devletin samimi ve duygusal bağını gösterdi.

HAKKARİLİLER ÜZÜNTÜSÜNÜ DİLE GETİRDİ

Ergüder’in istifasına en çok vatandaşlar üzüldü ve görevden almalara tepki gösterdi. Hasan Ertunç isimli vatandaş, “Emniyet müdürümüz çok iyiydi, gerçekten üzüldük. Hakkari için hayırlısı, ülke için hayırlısı bakalım, çok değerli bir insandı biz hepimiz memnunduk. Allah razı olsun kendisinden, yolu açık olsun. Selametle gitsin.” dedi.

"ÇOK SEVİLEN BİR İNSANDI"

Esnaflardan Ayhan Buğra da Hakkari’nin büyük bir kayıp yaşadığını ifade etti. Buğra, "Şu an biz hepimiz çok üzüldük. Emniyet müdürümüzden çok memnunduk, çok çok iyi bir insandı. Esnaf olarak ondan herhangi bir şey duymadık. Şahsım adıma ve bütün esnaf arkadaşlarım adına ben söylüyorum, çok sevilen bir insandı." diye konuştu.

Düğün Dernek filmini kaç milyon kişi izledi , Sivasta çekilen sinema filmi


Çok sayıda iddialı yerli yapımın ve devam filmin görücüye çıktığı salonlarda doluluk oranları da yüzde 86'ya ulaştı.

Yılın ilk 2 ayında, 14 milyon 339 bin 716 kişi sinema salonlarını doldurdu. Yine aynı dönemde yerli film izleyici rakamı da 10 milyon 446 bin 696 kişiye ulaştı.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, şubat ayının son günlerinde seyirciler, komedi türündeki yapımlara büyük ilgi gösterdi. Çok sayıda iddialı yerli yapımın ve devam filmin görücüye çıktığı sinemasalonlarında doluluk oranları da yüzde 86'ya ulaştı.
İzleyici sayısı 2 milyon 23 bin 979 kişiyle tarihi bir rekora imza attı. Recep İvedik 4 filmi ise yeni bir rekor kırarak 1 milyon 641 bin 474 kişiyle 3 günde en fazla izlenen yapım oldu.
Öte yandan yerli film izlenme oranı da artarak yaklaşık yüzde 73'e yükseldi. Şu ana kadar tamamı yerli 4 yapım da 1 milyon seyirci rakamını geride bıraktı. 1 milyondan fazla izleyicinin karşısına çıkan yapımlar ise şöyle:
VİZYONA GİRECEK YERLİ YAPIMLAR
Dram ve romantizmi birleştiren "Sadece Sen"in yönetmenliğini Hakan Yonat üstleniyor. Martta vizyona girecek yapımın kadrosunda Belçim Bilgin, İbrahim Çelikkol, Kerem Can ve Necmi Yapıcı gibi isimler yer alıyor.
Yönetmenliğini Serkan Açar ve Yılmaz Okumuş'un yaptığı "Bizum Hoca"da başrol oyuncusu Cezmi Baskın'a Levent Ülgen, Mehmet Usta, Serhat Özcan gibi isimler eşlik ediyor. Komedi türündeki film Mart ayının ilk haftasında beyaz perdeye gelecek.
Yeşilçam'ın usta ismi Aram Gülyüz'ün yönetmenliğini yaptığı komedi filmi "Zaman Makinası 1973"ün başrolünde Gürgen Öz' yer alıyor. Yeni aldığı klasik model bir arabayla ilk sürüşünde bir anda hız yapınca, kendisini 40 sene önce geçmişte bulan bir adamın başına gelen hikayeleri vizyona taşıyan yapım da martta görücüye çıkacak.
"İtirazım Var", ekranlarda Ben de Özledim dizisiyle izleyici karşısına çıkan Onur Ünlü'nün son sinemaprojesi. Başrolünde Serkan Keskin'in rol aldığı polisiye komedi türündeki filmin senaryosu ve yönetmenliği Onur Ünlü'ye ait. Diğer rollerde ise Hazal Kaya, Büşra Pekin, Öner Erkan ve Osman Sonant gibi isimlerin seyirciyle buluşacağı yapımın nisan ayında vizyona girmesi planlanıyor.
Araf, Cennet, Cehennem 3D ve Bana Bir Soygun Yaz filmlerinin yönetmenliğini yapan Biray Dalkıran'ın yönetmen koltuğunda oturduğu Romantik komedi "Peri Masalı"nın başkarakteri Mert'in hem ailevi çatışmalarına hem de aşık olduğu kadın Peri ile olan ilişkisine odaklanıyor. Bu ay izleyicinin beğenisine sunulacak filmin başrollerinde ise genç oyuncular Burcu Kıratlı ve Emre Kızılırmak yer alıyor.
Senarist ve yönetmen Murat Şeker'in sekizinci filmi olan komedi türündeki "Hayat Sana Güzel"de başrolü Şevket Çoruh canlandırırken kadroda kendisine daha önce Çakallarla Dans serisinde beraber çalıştığı Timur Acar, Tuba Ünsal ve Hakan Bilgin de eşlik ediyor. Komedi türündeki yapım nisan ayının ilk günlerinde seyirciyle buluşacak.
Kaynak: AA

 
Ana Sayfa | Reklam Ver |İletişim
Copyright © 2013. Türkiye Haberleri,Siyaset,Ekonomi,Yerel Seçimler,Spor - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalama yapılamaz!..