Erdoğan’ın makam aracına tüküren gence 7 bin 600 TL para cezası

26 Mart 2015 Perşembe

İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen karar duruşmasında sanık Fatih Koçkesen ve avukatı hazır bulundu. Müdahil Cumhurbaşkanı RecepTayyip Erdoğan’ı ise duruşmada avukatı Hatice Özay temsil etti.


"MÜVEKKİLİM İÇ DÜNYASINDAKİ Soma FACİASINDAN ETKİLENME OLAYI NEDENİYLE KABAHAT İŞLEMİŞTİR VE YERE TÜKÜRMÜŞTÜR"
Sanık Koçkesen’in avukatı Osman Öner, suç unsurlarının oluşmadığını belirterek, şöyle konuştu:

"Başbakan’ın suça konu araçta olup olmadığı belli değildir. Bu husus kendisine sorulsun. Müvekkilim gözaltına alınıp karakola götürülürken avukat istemesine rağmen tutanaklara geçirilmemiş, yolda ifade tutanağı düzenlenerek imzalaması istenmiştir. Müvekkilimin kendisi de Cuma’ya giden bir kişi olup, iç dünyasındaki Soma faciasından etkilenme olayı nedeniyle bir kabahat işlemiştir ve yere tükürmüştür. Ancak bu eylemi hakaret kastıyla yapmamıştır. Müvekkilimin hakkında öncelikle beraatini, şayet ceza tertip edilecek olursa lehe olan hükümlerin uygulanmasını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ederiz."

"ŞİKAYETÇİYİZ, SANIK CEZALANDIRILSIN"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Hatice Özay ise "Sanığın cezalandırılmasını talep ederiz, şikayetçiyiz" dedi.

"AVUKAT İSTEMEME RAĞMEN BU TALEBİM YERİNE GETİRİLMEDİ"
Söz verilen Sanık Fatih Koçkesen ise "Avukat istememe rağmen bu talebim yerine getirilmedi. Telefonuma el konularak dış dünyayla bağlantım kesildi. Tamamen kendilerinin yazdığı tutanağı imzalamamı istediler. İmzalamak istemeyince de akşam saat 20.00’ye kadar tuttular, imzaladıktan sonra saldılar" ifadelerini kullandı.

"SANIĞIN KAMU GÖREVLİSİNE KARŞI HAKARET SUÇU SABİT"
Davayı karara bağlayan mahkeme, sanığın kamu görevlisine karşı hakaret suçunun sübuta erdiğini  belitti. Mahkeme, suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman, yer, konunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile kastın ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alarak, sanık Koçkesen’in 365 gün adli para cezasına çarptırılmasına karar verdi.

Sanığın eyleminin aleni ortamda yapıldığının anlaşıldığını belirten mahkeme, cezayı 1/4 oranında artırarak 456 gün adli para cezasına hükmetti.

Mahkeme, sanığın adli sicil geçmişi, dosya kapsamında anlaşılan sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki gözlemlenen davranışlarını da gözönüne alarak indirime gitti ve Fatih Koçkesen’in 380 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.

ADLİ PARA CEZASI ERTELENDİ
Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki pişmanlığı ve suçun özelliklerini gözönünde bulunduran mahkeme, günlüğü 20 TL’den sanığı 7 bin 600 Tl adli para cezasına çarptırdı. Sanığın daha evvelden kasıtlı suçtan mahkum olmaması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını gözönünde bulunduran mahkeme, Koçkesen’in yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate vararak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Mahkeme, sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına hükmetti. Sanık Koçkesen 5 yıl içinde suç işlemezse dava ortadan kalkacak.

İDDİANAMEDE 2 YIL HAPSİ İSTENİYORDU
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 1 sayfalık iddianamede, 11 Temmuz 2014 günü dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın makam aracının Eyüp Sultan Camii önünde park halinde bulunduğu sırada, Fatih Koçkesen’in (28) makam aracına doğru tükürdüğünün olay ve yakalama tutanaklarından anlaşıldığı anlatıldı.

Koçkesen’in Eyüp Sultan Camii önünde park halindeki siyah renkli makam aracının plakasının 02 olduğunu görünce aracın Başbakan’a ait makam aracı olduğunu düşündüğü, Soma’da meydana gelen maden faciasından Başbakan ve hükümeti sorumlu gördüğünden tepki olması açısından araca tükürdüğünü kabul ettiği kaydedildi.

Fatih Koçkesen’in "kamu görevlisine hakaret" suçundan 1 yıldan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyordu.

Güney Sudan ordusunda çatışma

5 Mart 2014 Çarşamba

Ülkenin resmi ordusu konumundaki Sudan Halk Kurtuluş Ordusu'ndan (SPLA) yapılan açıklamada, "Başkent Cuba'daki ordu karargahında, komando birliği ile diğer bir birlik arasında, maaşın gecikmesi ve işlerin yavaş yürümesi nedeniyle patlak veren anlaşmazlık nedeniyle çıkan çatışmada, 5 asker yaşamını yitirdi, bazıları da yaralandı. Ağır silahların kullanıldığı çatışma sona erdirildi" denildi.
Yaralıların sayısına ilişkin net bilgi verilmeyen açıklamada, olayla ilgili soruşturma açıldığı ve çatışmaya karışanların gözaltına alındığı belirtildi.
Öte yandan Enformasyon Bakanı Michael Makuei Lueth, Cuba'da düzenlediği basın toplantısında, SPLA karargahından çatışma sesleri duyulması üzerine, "ordu birlikleri arasında bölünme" yaşadığına dair yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Lueth, "Bu sabah meydana gelen olaylar, herhangi bir askeri karargahta meydana gelebilecek normal bir şey" dedi.

Türkiye gideceği yolu biliyor

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Brüksel'deki temaslarının son gününde burada yaşayan Türklere hitap ederek, "Tartışmalara, iftiralara, seçime dönük olan bitenlere hiç bakmayın. Türkiye gideceği yolu da biliyor. Kimin peşinden gideceğini de biliyor, kimi lider yapacağını da kimi başbakan yapacağını da biliyor. Bunlar hariçten gazel okuyorlar. Bizim milletimiz hariçten gazel okuyanları bilir ve ona göre de her daim tavır alır. Ben inanıyorum ki 30 Mart’ta da aynı tavrı yine alacaktır” dedi. 
Adalet Bakanı Bozdağ, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Schaerbeek semtindeki Fatih Camii lokalinde düzenlenen toplantıya katıldı. Bozdağ, burada yaptığı konuşmada, istikrarın önemine dikkat çekerek, "Türkiye’nin aydınlık yolunu karartmak isteyenlerin her daim olduğunu ve bundan sonra da olacağını" belirtti. Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sayın Başbakan’ın şahsına, ailesine, çocuklarına, sevdiği saydığı ne kadar kişi varsa onların üzerine iftirayla büyük bir bombardıman yapılıyor. Herkes bunu görüyor. Biz de bunu görüyoruz, millet de bunu görüyor. Bu oyuna, bu oyunda oynayanlara, bu millet hiç prim vermedi yine vermeyecektir. Sandıkta herkes dersini alacaktır." 
Milletin dualarıyla geldiklerini söyleyen Bozdağ, "Gazetelerin manşetleriyle veya sermayenin kararıyla veya karanlık odakların, güçlerin kararıyla buraya gelmedik. Bundan sonra da yolumuzu onlarla yürümeyeceğiz. Yine milletle yürüyeceğiz. Milletin adamları olmak bizim için şereflerin en büyüğü. Tayyip Erdoğan da tıpkı Adnan Menderes gibi, tıpkı Atatürk gibi, tıpkı Erbakan gibi milletin adamıdır” diye konuştu.
Seçime giderken milletin iktidara ya da başka partilere muhabbetini azaltmak için birtakım oyunlar olabileceğini ifade eden Bozdağ, şunları söyledi:
“Hatırlarsanız 2002 seçimine giderken Başbakanımızın ismini milletvekili listesinden silmişlerdi, adaylığını iptal etmişlerdi, milletvekili seçilememişti. ‘Oy vermeyin, muhtar bile olamaz’ diye propaganda yapıldı. Ama netice nafile, Başbakanımız ve partisi milletimiz tarafından büyük bir kabul gördü. Muhtar değil Başbakan oldu ve ülkeyi dünyanın yıldız ülkelerinden birisi haline getirdi.  2007’de de ‘367’ vardı, 28 Nisan bildirisi vardı. Cumhurbaşkanı seçemeyen bir Türkiye vardı. Millet o zaman da ‘Yüzde 34 az, yüzde 47 vereceğim’ dedi. Yolları yine millet açtı. Şimdi de başka şeyler var. Biz her seçim öncesi kara propagandaya alıştık.”
Türkiye’deki pek çok değişim ve dönüşümün de yurt dışında yaşayan Türklerin katkısıyla olduğunun altını çizen Bozdağ, “Türkiye’yi güçlü tutmak her yerdeki insanımızın da güçlü olması anlamına gelir” dedi.
Bozdağ, “Yardım elini dünyanın dört bir yanına uzatan, uzatabilen bir ülkemiz var. Nerede bir soydaşımız, nerede bir akrabamız nerede bir vatandaşımız varsa Türkiye tereddütsüz onun yanındadır” diye konuştu.
Bozdağ, Brüksel’deki ikinci gün temasları kapsamında Yunus Emre Kültür Merkezi’ni ve La Vertu adlı okulu da ziyaret etti.
Muhabir: Güven Özalp

Yeni Başbakanlık binasının yapımında sıkıntı yok

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Memorial Ankara Hastanesinin açılış törenine katıldı.
Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, hastanenin hayırlı olması temennisinde bulunarak, "Bu modern hastaneyi Ankaramıza kazandıran Memorial sağlık grubunu kutluyorum" dedi.
"Türkiye'nin geçtiğimiz 12 yılda sağlık alanında yaşadığı büyük dönüşümün özel sektördeki en çarpıcı örneklerinden biri olarak Memorial'ı görüyoruz" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz sağlık hizmetlerinin kalitesini sadece belirli bir kesim için değil, ülkemizin belli bir bölgesinde değil, istiyoruz ki Türkiye'nin dört bir yanı bundan aynı şekilde istifade etsin. Memorial Sağlık Grubu Hastanelerinin dağılımı dahi bu yaygınlığı göstermeye yetiyor. İstanbul'daki vatandaşlarımız bu kaliteli hizmetten istifade ediyor, aynı şekilde Diyarbakır, Antalya, Kayseri bundan yararlanıyor, şimdi de Ankara bu hizmetten yararlanmaya başladı, hayırlı olsun diyorum."
"Hemen 'Emine Hanım'ın hastanesi..."
Bir korkusunu da dile getiren Erdoğan, "Ben tabii bir şeyden de korkuyorum. O da ne biliyor musunuz? Ben hanımla nereye gitsem, hemen 'burası Emine Hanım'ın hastanesi" dedi.
Bir zamanlar bir hastaneye gittiklerini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
"Orayı yaptılar hemen 'Emine Hanım'ın hastanesi.' Bir pastaneler zincirinin açılışına gittik, o pastaneler zinciri Emine Hanım'ın oldu. Şimdi korkuyorum, Memorial'da şimdi bizim hanım buraya ortak olmuş olacak. Bu endişeyi de taşıyorum. Allah siyasette böyle muhalefeti kimsenin başına vermesin, çünkü bunlarda yalan, dolan, iftira aman yarabbim çok fazla. Onun için bunu burda özellikle vurgulamak istedim."
"Sabah namazı saatinde kaldırırdı"
Geçmiş dönemlerde hastanelerde yaşananları hatırlatan Başbakan Erdoğan, annesinin çocukken kendisini sabah namazı saatinde kaldırarak, sıra numarası almak için İstanbul Okmeydanı SSK Hastanesi'ne gönderdiğini anlattı.
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Numarayı alırım ondan sonra Anacığım gelir, orda tedavisi, teşhisi için o numarayla doktor kuyruğunda fazla beklemeden hemen doktorun muayenehanesine girerdi. Bu günleri yaşadık. Ama şimdi hamdolsun bunlar geçti. Hastanenin eczanesine inersiniz o zaman, ilacın yarısı var, yarısı yok. Bunları yaşadık. Ama artık böyle bir dert de yok.  Şimdi, istediğin hastaneden hizmeti alabiliyorsun. İstediğin eczaneden ilacını gidip alabiliyorsun. Eksik ilaç diye bir şey yok. Niye? İnsan bizim için çok önemli de onun için. Hep Kanuni'nin lafı aklıma gelir. Ama bu televizyon dizilerindeki Kanuni değil ha. Bizim Kanunimiz, at sırtından inmeye fırsat bulmadı ömrü boyunca. 'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi' diyor. Yani bir sağlıklı nefesi Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye'ye feda eden bir ecdadın torunlarıyız biz. Onun için bu hizmetler ayrı bir önem taşıyor."
"Hiç bir vatandaşımızın mağduriyetine izin vermiyoruz"
Yaptıkları yeniliklerle sağlık sistemini baştan aşağı değiştirdiklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bugün ülkemizde dünyada örnek alınan pek çok ülkenin kendisine uyarlamak için gelip incelediği, vatandaşımızın her fırsatta memnuniyetini ifade ettiği bir sağlık sistemine sahibiz. Elbette bir takım eksiklikler, aksaklıklar olabilir, ama bunları da en kısa sürede düzelterek yolumuza devam edeceğiz. Bakın iddia ile söylüyorum; bizim Türkiye'de uyguladığımız sistem bugün Amerika'da bile yok. Amerika bizim sistemimizi başaramadı. Amerika kendi vatandaşına, şu anda bizim verdiğimiz sağlık hizmetini bu şekilde veremiyor. Sayın Obama bir değişiklik, reform yapmak istedi hala başaramadı. Bu kadar önemli bir olay bu. Ama biz başardık. Biz sağlıkta özel sektör, kamu ayırımı yapmıyoruz, bizim için esas olan insanımızın en iyi sağlık hizmetini alabilmesidir. Bunun için kim nereden hizmetini alırsa alsın, biz belirlediğimiz kriterler çerçevesinde onun bedelini ödüyoruz. Asgari sağlık hizmetleri konusunda hiç bir vatandaşımızın mağduriyetine kesinlikle izin vermiyoruz, vermeyeceğiz. Bunun ötesinde daha iyi, daha kaliteli, daha konforlu hizmet alabilmek için elbette kısa burada bir fark ödemek suretiyle bu hizmeti de dilediği yerden alabilir." 
Öğretmen atamaları
Erdoğan, tören alanındakilerin öğretmen atamalarına ilişkin bir sorusu üzerine, "Biliyorsunuz, 10 bin atamayı yaptık, Ağustos'ta 40 bin atama yapacağız. Dolayısıyla bu yıl içerisinde 50 bin atama yapmış olacağız ki bunlar cumhuriyet tarihende pek olmuş şeyler değil" dedi. Erdoğan, ayrıca bu ay 4 bin 700 sağlık personelinin alınacağını da kaydetti. 
Erdoğan daha sonra eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Memorial Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Yaşar Aydın ile açılış kurdelesini kesti.

Kanser testleri & Beta 2 mikroglobulin ve multipl miyelom nasıl yapılır?

3 Mart 2014 Pazartesi



Bazı kan kanserlerini, böbrek hasarını ve böbreğin tubuler-glomerüler hastalığını ayırt etmede çok yararlı olan bir marker (gösterge) testi olan Beta -2 mikroglobulin’den bahsedelim.
Beta 2 Mikroglobulin hemen her çekirdekli hücrede bulunandüşük molekül ağırlıklı bir proteindir. Küçük boyutu nedeniyle glomerüler membrandan geçebilir. Fakat proksimal tübüllerdeki reabsorbsiyon nedeniyle normalde %1’den daha az atılır.
Özellikle multipl myeloma denen bir çeşit kan kanserinin yayılım ve prognozunu belirlemede çok yararlıdır. Yine lösemi ve lenfomaların şiddeti hakkında da bilgi verir. Böbrek naklinde rejeksiyon olup olmadığının erkenden saptanmasında, böbrek hastalığı varsa bunun tübülüs veya glomerül kökenli olup olmadığını anlamada (tübüler fonksiyon bozukluğu varsa serum ßeta 2 mikroglobulin seviyesi düşük, idrar ßeta 2 mikroglobulin seviyesi yüksektir çünkü idrara kaçar),kadmiyum ve civa gibi böbrek hasarına yol açan durumlarda takip ve izlemde de çok değerli bilgiler verir.
Santral sinir sistemini tutan hastalıkların tanı ve takibinde de kullanılır. Örneğin BOS sıvısında artmış Beta 2 Mikroglobulin seviyeleri HIV veya löseminin santral sinir sistemi tutulumunda da görülür,her ne kadar spesifik olmasa da. Klinik değeri çok net ve spesifik olmasa da AIDS, lösemi ve lenfomaların progresyonu için bağımsız bir gösterge olduğu kabul edilir.
Beta 2 Mikroglobulin artışı aynı zamanda hızlı hücre üretimi ve yıkılımında, amiloidozda, CMV gibi viral infeksiyonlarda, otoimmün hastalıklarda da görülür.
Lityum,siklosporin, cisplatin, karboplatin ve aminoglikozidler de uzun süre kullanımda gerek kan gerkese idrarda Beta 2 Mikroglobulin artışına yol açabilirler
Son günlerde yapılan radyokontrastlı veya nükleer görüntüleme işlemleri de test sonucunu etkileyebilir..
Numune : Kan katkısız, yani kırmızı kapaklı tüplere alınır, santrifüj edilip 1.0 mL serum ayrılır ve soğuk zincirle gönderilir.
İdrar: Hasta boş mesane ile gelir. En az yarım litre su içer. 1 saat içindeki idrar toplanır. Koruyucu olarak 1M NaOH ilave edilir ve pH 6.0 ile 8.0 arasında ayarlanır. İdrar 13 ml lik plastik tüplerde soğuk zincir şartlarında gönderilir.
Referans değerler: Ortalamadır,laboratuardan laboratuvara değişmekle beraber;
Serum: 1,1- 2,4 mg/L
İdrar: 0- 160 µg/L veya <300


kanser testleri nasıl yapılır biyokimya laboratuvarı mikrobiyoloji laboratuvar kanser testi nasıl yapılır kanser testi aletleri nelerdir düşük değerler

Kanser Sedimentasyon (ESR) testi


Laboratuvar dünyasında en fazla istenen testler listesinde top 10'a rahatlıkla girebilen bir test olan eritrosit sedimentasyon hızı (ESH), kısaca sedimentasyon, hem yapılması basit hem de çok değerli bilgiler veren bir testtir. Ucuz ve basit olması da kullanılırlığını artıran etkenlerdir. Genellikle akut faz yanıtını (vücutta bir uyaran varlığında zararlı etkenle savaşan lökositler, antijen sunan hücreler ve endotelyal faktörler gibi etmenlerle açığa çıkan sitokinlerle oluşan inflamasyon, koagulasyon artışı, kompleman aktivasyonu, endotel aktivasyonu vs) değerlendirmede kullanılır.

İnflamasyon sonrası vücut genellikle ilk birkaç saatte nötrofillerde sayıca artma ve ateşin yükselmesi ile yanıt vermeye başlar. Karaciğer akut faz reaktanları denen fibrinojen, lipoprotein, ferritin, kompleman, serüloplazmin, alfa 2 makroglobulin, plazminojen, alfa 1 antitripsin, amiloid A proteini ve C-reaktif protein (CRP) gibi proteinleri sentezler. Sedimentasyon hızında artma da tıpkı bu proteinlerde artma gibi inflamasyon göstergesidir.

Testin prensibi basittir. Normalde sitratlı antikoagulanlı tüp dik pozisyonda tutulduğunda eritrositler plazmadan daha ağır olduklarından aşağı doğru yavaşça çökmeye başlar. İnflamasyon ve aşağıda sayacağım durumlarda bu çökme daha hızlı olur. Eritrositlerin bu çökme hızını en çok kandaki fibrinojen düzeyi, bir miktarda globulin dediğimiz proteinlerin düzeyi etkiler. Kanda bu proteinler artarsa normalde negatif yükleri (zeta potansiyel) nedeniyle birbirinden ayrı durmaya eğilimli olan eritrositler kümeleşmeye başlar (rulo formasyonu) ve çökme hızı da daha da ağırlaştıklarından dolayı artar. Genellikle 1 saatte oluşan çökme hızı kullanılır.

İnfeksiyonlarda ESR artar ama CRP,ateş ve lökositoz daha değerlidir. ESR yükselmesi hem geç başlar (1 gün sonra), hem de geç düzelir. Oysa CRP bir akut faz reaktanı olarak hem daha erken (4-6 saat) karaciğerde sentezlenir, hem de 2-3 gün içinde en yüksek seviyelere ulaşır. Üstelik ESR'ye göre çok daha fazla (100-1000 kat) arttığından inflamasyon ve infeksiyonlarda daha değerli bir markerdır.

Romatizmal hastalıklarda da artar ama spesifik değildir. Polimiyaljiya romatika ve temporal arterit vakalarında aşırı yüksek ESR (>100 gibi) değerleri oluştuğundan bu iki hastalığı düşünmede çok yararlı olabilir.

Yaşlı kişiler, zenci ırkta ve kadınlarda ESR diğer sağlıklı kişilere göre bir miktar yüksektir.

Numune Saklama : Sitralı tüpe alınan kan en fazla 4 saat içinde (buzdolabında 4C de ise maksimum 6 saat) çalışılmalıdır. EDTA'lı tüpte olur ama heparinli tüpe alınan kandan çalışılmaz. Kanda soğuk aglitüninler varsa oda ısısında değil 37 C'de ölçüm yapılmalıdır.

ESR yüksekliğinin nedenleri :

Testin oda ısısından yüksek sıcaklıkta çalışılması
Hiperfibrinojenemi (çok artar)
Multiple myeloma (çok artar)
Lösemiler (çok artar)
Hodgkin lenfoma (çok artar)
Buzdolabında bekletilmiş kanın oda ısısına gelmeden çalışılması
Romatizmal hastalıklar
Kollagenozlar
Anemiler (HCT düşük)
Gut artriti
Romatoid artrit (çok artar)
Akut romatizmal ateş
Polimiyaljiya romatika (çok artar)
Temporal arterit (çok artar)
Sistemik lupus eritematozus
İlaçlar: (Dekstran, metildopa, heparin, metserjid, doğum kontrol hapları,penisilamin, prokainamid, teofilin, vitamin A..)
Kanserler: Böbrek,kolon,meme ve karaciğer tümörleri
Gebelik
Hipoalbüminemi
İnfeksiyonlar (bakteriyel endokardit,pnömöni,tüberküloz,sifiliz,otitis medya...)
Hipo-Hipertiroidizm
Makrositoz
Nefritler
Menstruasyon
Toksemi
Travma
Ağır metal zehirlenmesi
Myokard infarktüsü
Doku nekrozları
Pulmoner emboli

ESR düşüklüğünün nedenleri :

Kanda artmış safra asitleri, fosfolipidler, kortikosteroidler, glukoz, albümin varlığı
Konjestif kalp yetersizliği
İlaçlar: ACTH, kortizon, etambutol, NSAID, kinin, salisilat
Polisitemi
Hipofibrinojenemi
Yenidoğanlar
Orak hücreli anemi (kümeleşme az)
Sferositoz (kümeleşme az)
Mikrositoz
Lökositoz
Oda ısısında 4 saatten fazla beklemiş kan
Pıhtılaşmış kan


ESR Referans Değerleri : Westergren yöntemine göre;

50 yaş altı :
Erkek: 15 mm/saat
Kadın: 20 mm/saat

50 yaş üstü :
Erkek: 20 mm/saat
Kadın: 30 mm/saat


¨ Düşük ESR (1-3 mm/saat gibi) genellikle sağlıklı durum göstergesidir,hastalık olduğunu göstermez.

¨ ESR’nin normal sınırlarda bulunması hastalık olmadığı anlamına gelmez.

Karaciğer Enzimleri & Alt (SGPT) Yüksekliği nedenleri

Karaciğer vücudumuzun boyutça en büyük organı (yaklaşık 1.3 kg) olması yanında işlevi itibarıyla da en önemli organların başında gelir. Safra kesesi vasıtasıyla barsağa bağlanan karaciğer, safra salgılamak (safra, yağların çözünmesini sağlayarak sindirimine yardımcı olan ve yağda çözünen A,D,E,K vitaminlerinin emilimini kolaylaştıran bir tür sıvıdır), toksik yani vücuda zehirli maddeleri etkisiz hale getirmek, pıhtılaşmada görevli protrombin ve fibrinojeni üretmek, kanda 2-3 ayı geçmiş yaşlı eritrositleri parçalamak, ileride tekrar enerjiye çevirmek için fazla glikozu glikojen halinde depo etmek, su ve ısı üretiminde rol oynamak, yüzlerce enzimi üretmek, vitamin A-B-D-K,demir, kalsiyum, bakır, bazı proteinleri ve yağları depo etmek ve A vitamini sentezlemek gibi çok önemli görevleri olan bir organdır. Yine lenf sıvısı, antikor üretimi ve bazı üreme hormonlarının yıkımını da gerçekleştirir.
ALT (Alanin aminotransferaz veya bazen SGPT; Serum glutamik pirüvik transaminaz'da denir) aminotransferaz grubundan bir enzimdir. Amino gruplarını bir başka oksoaside transfer ederek ya da tersine işleterek amino asidlerle oksoasidlerin birbirlerine dönüşümlerini katalize ederler yani keto asidlerin amino asidlere çevrilmesini sağlarlar. AST ve ALT en önemli aminotransferazlardır. İşlevi için Piridoksal-5-fosfat yani vitamin B6'nın bir tipine ihtiyaç duyarlar.
ALT ve AST normalde hücre içindedir. Dolayısıyla kanda yükselmesi travma,hepatitler,yanık vs gibi hücre hasarının göstergesidir.
Vücuttaki 100 birim ALT enziminin dağılımı yaklaşık şöyledir; % 73 karaciğer hücresi yani hepatositlerde, % 12 kalp'te, % 8 böbrek'te, % 4 pankreas'ta, % 2 dalak'ta, % 1 akciğer,eritrosit ve serum'da bulunur.
ALT, AST'ye göre karaciğere daha spesifiktir yani AST deki yükselişler başka durumlarda da olabilirken ALT yüksekliği ortalama % 70-75 karaciğer hasarını göster ir. ALT deki yükseklik yine AST'ye oranla daha uzun sürmektedir.

Biyokimyada Demans Testleri; Protein 14-3-3


Hızla ilerleyen demans (bunama) hastalarında altta yatanın Creutzfeldt-Jakob hastalığı mı olduğunu anlamaya yardımcı nispeten yeni ve önemli bir test olan protein 14-3-3’den bahsedelim.
Protein 14-3-3 birçok izoformdan oluşur ve protein fosforilasyonu ile mitojen aktive protein kinaz yolunun regülasyonunda rol oynar. Bu proteinin BOS sıvısında bulunması nispeten hızlı nöronal yıkılımın güvenilir bir göstergesidir. Hızlı nöron yıkılımın olduğu aşağıda sayacağım birçok hastalıkta BOS’ta seviyesi artar. Bununla beraber asıl kullanım alanı Creutzfeldt-Jakob hastalığı ve formlarını diğer demans nedeni hastalıklardan ayırmaktır.
Demansın en sık görülen birçok tipinde (progresif multi infarkt demans, Alzheimer) yıkım nispeten yavaş olduğundan BOS sıvısında protein 14-3-3 seviyeleri büyük çoğunlukla normaldir.
Creutzfeldt-Jakob hastalığı beyinde prion proteinlerinin birikmesiyle oluşan tedavisi olmayan bir demans hastalığıdır. Genellikle sporadik görülse de, bazen kalıtımsal veya edinilmiş (infekte insan dokularından, cerrahi aletlerden, prion proteinleri içeren hayvansal ürün tüketiminden..) olarak ta oluşabilir.
Creutzfeldt-Jakob hastalığı tanısı koymak zordur, klinik muayene, öykü, EEG, MR ve BOS incelemesi tanıda kullanılan araçlardır. Ortalama olarak Creutzfeldt-Jakob hastalığı tanısında iki test kıyaslanırsa;

Biyokimyada GGT yüksekliği ALT AST Nedir ?


Gama glutamil transpeptidaz başlıca karaciğer, böbrek ve pankreasta bulunan bir enzimdir. Böbrekte en fazla bulunmasına rağmen serum aktivitesinin çoğunu karaciğerdeki kısmı oluşturur.
GGT gama glutamil gruplarını amino veya non-amino alıcılara aktarır. Hücre zarından aminoasitlerin geçişi ve glutatyon metabolizmasında önemli rol oynar. Üstteki diyagramda alanin aminoasitine GGT enzimi gama glutamil grubu aktarmaktadır.
Genellikle karaciğer fonksiyonlarını görmek ve alkolik karaciğer hastalığını araştırmak için istenir. GGT özellikle kronik alkoliklerde serumda çok artar, alkolizmde alkolun bırakılmasını veya yeniden başlanıp başlanmadığını görmek için iyi bir markerdır. GGT/ALP oranı > 5 olanlarda alkolik karaciğer hastalığı ihtimali çok yüksektir.
GGT seviyeleri ortalama olarak alkolun bırakılmasından 1 ay sonra normale döner. Normalde yarı ömrü 10 gündür ama alkoliklerde 28 güne kadar çıkabilir. GGT obstrüktif sarılıkta, kolanjit ve kolesistit’lerde ALP, AST ve ALT’ye oranla tanı koymada çok daha sensitif (duyarlı) bir enzimdir. Ayrıca çocuk ve gebelerde karaciğer hastalığını ayırt etmede faydalıdır çünkü gebelerde plasental kökenli ALP de vardır yani ALP artışı sadece karaciğer hastalığına bağlı değil normalde de olabilirken GGT plasentada olmadığından GGT artışı karaciğer hastalığını çok daha fazla destekler. Benzer şekilde çocuklarda kemik kaynaklı ALP de yükselir yani ALP yükselmesi çocuklarda normalde olabilirken, GGT kemikte olmadığından artışı karaciğer hastalığını çok daha fazla destekler.
Kemik hastalıkları, gebelik ve kas hastalıklarında GGT seviyeleri artmaz.
Referans Değerler :Ortalama olarak;
Erkek: 7–47 U/L
Kadın : 5–25 U/L
Numune : Serumdan çalışılır,açlık gerekmez. Son 24 saat alkol alınmamış olmalıdır. Serum buzdolabında 7 gün saklanabilir.
GGT Yüksekliği :
· Karaciğer hastalıkları (hepatitler,sirozlar,metastazlar, kolestaz…)
· Alkolizm
· Sigara içme (günde 1 paket içenlerde % 10 artar)
· Siyahi Afrikalı erkekler (yaklaşık 2 kat yüksek)
· Diyabet
· İnfeksiyoz mononükleoz (EBV virüsü ile oluşan viral hastalık)
· Pankreatitler
· Prostat kanseri
· Meme-akciğer-kolon kanseri
· SLE
· Glikojen depo hastalığı
· Hipertiroidizm
· İlaçlar (antibiyotikler, anti-inflamatuvarlar, fenitoin, fenobarbital, karbamazepin, simetidin, furosemid, heparin, isotretinoin, metotreksat, valproik asit..)
GGT Düşüklüğü :
· Hipotiroidizm
· Erken gebelik dönemi
· İlaçlar (azatioprin, ursodiol, oral kontraseptifler,klofibrat)

Kim Gülen'e mektup yazdı başına gelmeyen kalmadı


CEMAATİN DERDİ TEKASÜR KRİZİ
Karşımızda, yola çıkış itibariyle dinî bir yapı var. Bu yapı, eğitimi kendisine alan olarak seçmiş ve bu alanda yürümüş. 1967'lerde yola çıkmış olan hareket; bugün okulları, dershaneleri, basın-yayın organları, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlarıyla adeta devlet haline gelmiştir. Dostça bir eleştiri yapmak isterim. Problem, Gülen cemaatinin güce ve nüfuza talip olmasıdır. Kur'an'daki Tekasür Sûresi'nde ifade edildiği gibi ben bunu "Tekasür Krizi" olarak adlandırıyorum. Yani çoğaltma tutkusu krizi.
10 YIL ÖNCE GÜLEN'LE TANIŞTIM
Gülen grubuna mensup insanları 30 yıldan beri tanırım ve görüşürüm. Hocaefendi ile tanışmam ise 10 yıl önceye dayanıyor. Hocaefendi hakkında bir karalama kampanyası yapılmıştı ve o dönem Akit gazetesindeki köşemde yapılanın yanlışlığına dair bir yazı yazmıştım. Bu yazı üzerine mektuplaştık ve 2009 yılında bir program nedeniyle gittiğim Amerika'da bir görüşmemiz de oldu.
CEMAATE OBEZ ABİ BENZETMESİ
Problem olarak gördüğüm bazı meseleleri ilettim ve daha sonra bir mektupla da bu eleştirilerimi teyit ettim. Özetle Cemaatin, Müslüman cemaatler içerisinde abilik konumuna oturduğunu ama obez bir abi olduğunu, elindeki rızkı; küçük kardeşlerine paylaştıracağına, küçük kardeşlerinin önündekini de almaya çalıştığını söyledim.
İkincisi; ümmetin çıkarı ile cemaatin çıkarı ne zaman çatışsa, bugüne kadar hep ümmetin çıkarını değil, kendi çıkarını öncelediğini ifade ettim.
Üçüncüsü; Cemaatin bir menfaat grubu görüntüsü verdiğini belirttim.
Dördüncüsü; zengin sever bir görüntü verdiğini, yoksul, muhtaç, mağdur ve mazlum kesimlere sahip çıkması gereken bu yapının güç ve nüfuza sahip çıktığını münasip bir lisanla ilettim. Bu eleştirileri hem hocaefendiye, hem de cemaatin buradaki temsilcilerine ilettim.
BAŞIMIZA GELEN PİŞMİŞ TAVUĞUN BAŞINA GELMEDİ
Hocaefendi gayet nazikâne davrandı; fakat oradan çıktıktan sonra başımıza gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi.
Şahsi olarak başıma gelenleri anlatarak olayı kişiselleştirmek istemiyorum. Ancak Akabe camiası olarak size birkaç örnek verebilirim.
KELEPÇE TAKIP GÖTÜRDÜLER
Akabe kardeş kuruluşlarımızdan bir arkadaşımızın uzak vilayetlerden birinde bir BAĞ-KUR davası var. BAĞ-KUR memuru, primleri alıyor ve yolsuzluk yapıyor. Bizim arkadaşımız mağdur ve bu dava da 15 senedir sürüyor. Mağdur olan arkadaşımızı davaya götürmek için bileğine kelepçe takıp hapse attılar. Yalvar yakar, rica minnet ancak kelepçeli şekilde uçakla davaya gönderme izni alabildik. Bu olayın arkasını araştırdığımızda ise karşımıza Cemaat çıktı.
CEMAATİ ELEŞTİRİYORSUNUZ!
İkinci olay ise yine Akabe kardeş kuruluşlarımızdan bir yardım kuruluşumuzun kamu yararına vakıf statüsü alabilmesi için müracaat ettik. Yeterlilik teftişi yapan müfettiş geldi ve açıkça kuruluşumuzun başkanına, "Ben size yeterlilik raporu vermeyeceğim. Çünkü siz cemaati eleştiriyormuşsunuz" dedi. Bu hâkim ve müfettiş cemaatin değil, devletin memurudur. Cemaatten değil, milletten maaş almaktadır.
CEMAATİN İÇİNDE 3 KESİM VAR
Cemaatin içerisinde üç kesim olduğunu görüyorum. Birinci kesim; Gerçekten samimi, candan, mü'min insanlar. İkinci kesim de; cemaatten nemalanan ve cemaati bir menfaat organizasyonu gibi gören insanlar. Üçüncü kesim ise çok elit, çok az. Bu kişiler beyin takımını oluşturan ama beyni kendilerine bırakılmamış, yani merkezden "Biz yaparız" diyen bir takım.
Bu üç kesimden birinci kesimin ciddi manada şu anda bir kısmının koptuğunu görüyorum. Bu kişiler, "Biz bunun için yapmadık, bunun için yardım etmedik, bunun için para vermedik" diyor. Birinci kesimin ikinci kısmıysa şu anda tereddüt ve ciddi bocalama yaşıyor.

Devlet Bahçeli : "Cumhurbaşkanı olma şansın yok"

1 Mart 2014 Cumartesi


BALIKESİR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İvrindi ilçesinde, partisinin seçim irtibat bürosu açılış töreninde yaptığı konuşmada, 30 Mart seçimlerinin, ülkenin her açıdan geleceğini şekillendirecek ölçüde öneme sahip olduğunu söyledi.
Ülkede 11 yıldır çeşitli uygulamalara imza atıldığını belirten Bahçeli, "Hak, hukuku çiğneyenler şimdi bir Milli Eğitim Kanunu çıkartıyorlar. Müsteşarın dışında 40 bine yakın bürokratı dışlıyorlar, öğretmenleri dışlıyorlar. Sonra 'Birilerini alacağız.' Neye göre alacaksın? Yandaşların öğretmen olacak, garibin oğlu sokakta gezecek" ifadesini kullandı.
Daha sonra Havran ilçesine geçerek, ilçe meydanında vatandaşlara hitap eden Bahçeli, AK Parti'nin, ülkeyi yönetemez hale geldiğini ileri sürdü.
AK Parti'nin Mehter Marşı ile geldiğini ve İzmir Marşı ile gideceğini savunan Bahçeli, şöyle devam etti:
"Sizlere söz veriyoruz. Andımızı tekrar okutacağız, 'Ne mutlu Türküm' sözünü her yere yazacağız. Recep Tayyip Erdoğan, nerede oturuyorsa otursun, eğer Ankara'daki Keçiören'deki ikametgahında ise onun kapısının üstüne 'Ne mutlu Türküm' diye yazacağım. Mutlaka yolsuzluk ve rüşvetin hesabını soracağız. Erdoğan, ne yaparsan yap, oğlun Bilal başta olmak üzere adaletin önünden bir gün kaçamayacağınızı öğrenip alayınız Yüce Divana gideceksiniz. Bu kadar ayakkabı kutusuyla Çankaya yokuşundan çıkıp cumhurbaşkanı olma şansın yok. Ayakkabı kutuları ayağına dolaşır orada."
Daha sonra Edremit ilçesine giden ve ilçe meydanında seçim otobüsünün üzerinden kalabalığa seslenen Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın, milletin teveccühünü anlayamadığını, yorumlayamadığını, sorunlarını çözme gayretine girmediğini öne sürdü.
Erdoğan'ın, basın ve medyaya baskı uyguladığını iddia eden Bahçeli, "Güç adamı çıldırtır, yolundan çıkarır, şımartır. Şımara şımara gelince her dediği oluyor, gözü de doymuyor, sağa sola saldırmaya başlıyor" diye konuştu.
Bahçeli, 17 Aralık 2013'teki operasyona da değinerek, şunları kaydetti:
"41 kişi tutuklandı. İçlerinde bir büyük bankanın genel müdürü var. 4,5 milyon doları evinde ayakkabı kutusunda saklamış. Bir bankanın genel müdürünün evinde, bankada kasada bulunabilecek ölçüde bu kadar para niçin bulunur? Arkasından bir bakmış, 4 bakan ve çocukları işin içinde. Onların evinde 7 kutu var, içinde dolarlar var. İmar yolsuzlukları, ihale hırsızlıkları, yolsuzluk ve rüşvet, sonunda da İran'dan bir uşak gelmiş, 29 yaşında, 4 bakanı avucunun içine almış, rüşvetle oynatıyor. Çocuklarına, sağa sola iş takip ettiriyor."

Vucuttan atılamayan toksinler vucudu ele geçiriyor


Toksinler en çok nerelerde birikir?


Kan damarlarında biriken toksinler damar sertliği ve kalp damar tıkanıklıklarına neden olur.

Lenf bezlerinde biriken toksinler devamlı hastalık hali, sık enfeksiyon ve sık grip geçirmeye neden olur.

Lenf damarlarında birikiyor ise; fibromyalji, yaygın kas ağrıları ve devamlı yorgunluk hissine neden olur.

Bağ dokuda birikiyor ise; kronik hastalıklar, romatizma, eklem rahatsızlıkları, selülit sorunlarına yol açabilmektedir.

Toksinler arttığında; atılım yapılamaz, hücrelerde, hücre aralarında, dokularda, damarlarda, bağırsaklarda, eklemlerde depolanır.

Toksinler arttığında; atılım yapılamaz, hücrelerde, hücre aralarında, dokularda, damarlarda, bağırsaklarda, eklemlerde depolanır.

De= arınmak, Toksin= zehir; Detoks zehirlerden arınmaktır. Vücudumuzdaki toksinleri atma yeri böbreklerden ( idrar yolu ile), karaciğerden ( barsaklar ve idrar yolu ile), akciğerlerden soluk alıp verme ile , barsaklar( dışkı ile) , deriden (terleme ile ) atarız.
Hastalıklardan kurtulmak ve sağlıklı bir yaşam, için tam bir arınma gerekmektedir.

Yataktan yorgun kalkıyor musunuz? Sürekli huzursuzluk mu var? Midenizde sıklıkla şikayet hissediyor musunuz? O halde detoksa ihtiyacınız olabilir...

Fazla kahve çay içmek, katkılı gıdalar, genetiğiyle oynanmış gıdalar, baharatlar, beyaz şeker, yağlı gıdalar, kilonun yüksek olması ( beden kitle indexinin yüksekliği, bel kalça oranının yüksekliği, yağ oranının yüksekliği) , fazlaca sigara, alkol tüketimi, klorlu su, ağır metaller ( kurşun , civa özellikle boyası dökülmüş binalar, amalgam diş dolguları , düşük kalitede makyaj malzemeleri) hepsi vücuttan atılmadığı taktirde birikme yapar.

Alkali su barsak detoksu sağlar. Barsaklar için detoks yemeği yenebilir, karaciğer için özel detoks çayı içilebilir.


Maden suyu nelere iyi gelir? Maden suyunun faydaları


Günde bir bardak maden suyu şart!


Ferahlatan maden suyunun yerini hiçbir şey tutamaz. Günde bir bardak maden suyu içmenin vücudunuza sağladığı yararlar, onu daha çok sevmenizi sağlayacak.

Meyve dilimleriyle maden suyunu tatlandırabileceğinizi de hatırlatalım! İşte maden suyunun faydaları...

Her yaştaki bireyin günlük kalsiyum gereksiniminin karşılanmasında takviye olarak düşünülebilir. Böylece güçlü kemik yapısının oluşması ve korunmasını sağlar.
Sağlıklı bireylerde, içerdiği sülfat ve bikarbonat iyonları sayesinde sindirim sistemi (mide ve bağırsaklar) ve boşaltım sistemi (böbrekler ve idrar yolları) fonksiyonlarını destekler (maden suyunun önerilen miktardan fazla tüketilmemesi şartıyla geçerlidir).

Solunum, idrar ve terleme ile oluşan su ve mineral kaybının karşılanmasında, ölçüsü kadar kullanılabilir.

Cildin gerekli olan su ve mineral ihtiyacını da karşılayarak cilde gergin, pürüzsüz ve canlı bir görünüm kazandırılmasına yardımcıdır.

Büyüme çağında, hamilelikte ve yaşlılıkta artan mineral ihtiyacının (magnezyum, kalsiyum, flor ve sodyum gibi) karşılanması, gerektiği kadar kullanılarak sağlanabilir.
Bikarbonat içeriğinin yüksek olması ise, asit fazlalığı, yanma ve ekşime ile seyreden mide hastalıklarında mide asidi fazlalılığını baskılayıcıdır.

Boyalı, katkı maddeli içecekler yerine maden suları tercih edilebilir. Son dönemde meyveli çeşitleri de piyasada bulunmaktadır. Fakat bunların kalorileri de dikkate alınarak tüketilmesinde fayda vardır.

Kim milyoner olmak ister'de hatalı soru

28 Şubat 2014 Cuma


'Kim Milyoner Olmak İster' yarışmasında 60 bin liralık soruda elenen Serpil Kanak isimli yarışmacının mahkemeye yaptığı itiraz kabul edildi.
Üniversite öğrencisi Serpil Kanak (21), bir süre önce Kenan Işık'ın sunduğu "Kim Milyoner Olmak İster" yarışmasına katılmıştı. 60 bin liralık soruda "Hangisi bir hayvan değildir" sorusuna "Yakamoz" seçeneğini işaret eden Kanak, elenmiş ve yarışmadan 15 bin lira ödülle ayrılmıştı.
DEVAM ETME TALEBİNDE BULUNMUŞTU
Genç kız, sorunun hatalı olduğunu, elenmesiyle psikolojisinin bozulduğunu belirterek mahkemeye başvurmuştu. Kanak, avukatı Ada Jale Orhan aracılığıyla mahkemeye sunduğu dilekçesinde söz konusu soruda iki doğru yanıt olduğunu, TÜBİTAK'ın 'yakamoz'un hayvanlar âlemine değil 'protista' denilen tek hücreli canlı sınıfına sokulduğunu iddia ederek uğradığı zarar nedeniyle 10 bin TL manevi tazminat ile yarışmaya 60 bin TL'lik sorudan devam etme talebinde bulunmuştu.
MAHKEME HAKLI BULDU
Mahkeme tarafından atanan bilirkişi rapor geçtiğimiz günlerde mahkemeye sunuldu. Raporda 'yakamoz'un bir olayın adı olduğu için ne hayvan ne de bitkisel bir canlı olarak adlandırılamayacağı, sorunun yanıtının hem 'yakamoz' hem de 'çarkıfelek' olduğu, bu nedenle yarışmacı Serpil Kanak'a yöneltilen iki cevaplı sorunun yanlış olduğu kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Gül'den internet düzenlemesine onay

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 6527 sayılı ''Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun''u onayladı. 

İnternet düzenlemesi

Kanun, internet alanında da yeni düzenlemeler içeriyor ve TİB Başkanı'na yeni yetkiler veriyor.

Buna göre, yeniden tanımlanan trafik bilgisi, taraflara ilişkin IP adresi, verilen hizmetin başlama ve bitiş zamanı, yararlanılan hizmetin türü, aktarılan veri miktarı ve varsa abonelik bilgilerini içerecek. 

TİB tarafından yalnızca mahkemelerce talep edilen trafik bilgileri istenebilecek. Trafik bilgisi ancak bir suç soruşturması veya kovuşturması kapsamında mahkemelerce talep edilmesi halinde TİB Başkanlığı tarafından içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı veya erişim sağlayıcıdan alınarak, verilecek. 

TİB Başkanı tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulacak. Hakim, onayına sunulan konuyla ilgili 48 saat içinde karar verecek. Soruşturma aşamasında verilen hakim kararı, sulh ceza mahkemeleri tarafından verilecek. Bu karar, birden fazla sulh ceza mahkemesi bulunan yerlerde, HSYK tarafından belirlenen mahkeme tarafından verilecek. 

30 Mart 2014'de kaç milyon kişi oy kullanacak?

30 Mart'ta 52 milyon 695 bin 831 seçmen oy kullanacak
Türkiye, sadece 31 gün sonra sandık başında olacak. 27 siyasi parti 81 ilde hummalı bir yarış içinde. Tarih yaklaştıkça siyaset arenası kızışıyor, gündem her geçen gün biraz daha geriliyor.
Herkes 30 Mart’a kilitlenmiş durumda. Hedef seçimi kazanmak, hedef kitle ise hayli kalabalık. Yüksek Seçim Kurulu’nun verilere göre sadece İstanbul’da sandık başına gideceklerin sayısı 9 milyon 997 bin 24. Bu rakam bile birçok ülkenin nüfusundan fazla. Türkiye genelinde oy kullanacakları sayısı ise 52 milyon 695 bin 831. Evet, tam 52 milyon 695 bin 831. Bu rakam da Bulgaristan, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Yunanistan, İrlanda, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Slovenya ve İsveç ‘in yani 11 Avrupa ülkesinin nüfusuna denk geliyor.

Biyokimya laboratuvarı tampon çözelti hazırlama deneyi Amino asit ve proteinlerin renk tepkimeleri



Biyokimya laboratuvarı deneyleri
  1. Tampon çözelti hazırlama
  2. Amino asit ve proteinlerin renk tepkimeleri
  3. Amino asit titrasyonu
  4. İnce tabaka kromatografisi
  5. Aminoasitlerin çöktürme tepkimeleri ve proteinlerin çöktürülmesi
  6. Spektrofotometre ve kalibrasyon eğrisi
  7. Kanda protein analizi
  8. Enzim aktivitesinin saptanması
  9. Meyve sularında askorbik asit analizi

    Üniversitelerdeki görülen Biyokimya laboratuvarı deneylerinden bazıları böyledir.

    Sivas cumhuriyet üniversitesi ege üniversitesi selçuk dumlupınar üniversitesi biyokimya laboratuvarı deney raporu hazırlık karbohidratlar amino asitler deney raporu titrasyon kanda protein analizi deney raporu deneyi



 
Ana Sayfa | Reklam Ver |İletişim
Copyright © 2013. Türkiye Haberleri,Siyaset,Ekonomi,Yerel Seçimler,Spor - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalama yapılamaz!..